Türkiye, jeotermal kaynak potansiyeli bakımından dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor; elektrik üretiminden sera ve konut ısıtmasına kadar jeotermal enerji pek çok alanda kullanılıyor. Ancak jeotermal akışkan, yüksek sıcaklığı ve çözünmüş mineralleriyle tesis ekipmanları için zorlu bir ortam oluşturur. Bu ortamda en büyük iki düşman kabuklaşma ve korozyondur.
Kabuklaşma neden oluşur?
Yeraltında yüksek basınç altında çözünmüş halde bulunan mineraller, akışkan yüzeye çıkarken basınç ve sıcaklık değişimiyle çökelmeye başlar. Özellikle kuyu içinde basıncın düştüğü bölgede karbondioksitin ayrılmasıyla kalsit (kalsiyum karbonat), akışkanın soğuduğu yüzey ekipmanları ve reenjeksiyon hatlarında ise silika birikimi görülür.
Kabuklaşmanın sonuçları:
- Kuyu debisinde düşüş ve üretim kaybı,
- Eşanjörlerde ısı transfer veriminin azalması,
- Mekanik temizlik için plansız duruşlar,
- Reenjeksiyon kuyularında tıkanma.
Korozyon riski
Jeotermal akışkanlarda bulunan çözünmüş karbondioksit (CO2), hidrojen sülfür (H2S) ve klorürler, yüksek sıcaklıkla birleştiğinde karbon çeliği boru ve ekipmanlarda hızlı korozyona yol açabilir. Korozyon ürünlerinin kabukla birleşmesi ise sorunu daha da karmaşık hâle getirir.
Kimyasal şartlandırma nasıl çalışır?
Kabuk önleyiciler, kristal oluşumunu ve büyümesini engelleyerek minerallerin çözeltide kalmasını sağlar. Genellikle kuyu içine, kabuklaşmanın başladığı derinliğin altına kılcal boru ile sürekli dozlanır. Korozyon inhibitörleri ise metal yüzeyinde koruyucu bir film oluşturur.
Jeotermal sektörüne özel BiyoGeo serimiz üç ihtiyaca odaklanır:
- BiyoGeo CS: Kalsit ve silika kabuklaşmasının önlenmesi,
- BiyoGeo CI: CO2 ve H2S içeren ortamlarda korozyon kontrolü,
- BiyoGeo HX: Eşanjörler ve bölgesel ısıtma devreleri için şartlandırma.
Başarılı bir program için
- Akışkanı tanıyın: Kimyasal analiz, sıcaklık ve basınç profili ürün seçiminin temelidir.
- Isıl kararlılığı doğrulayın: Kullanılacak kimyasal kuyu koşullarında bozunmamalıdır.
- Dozajı optimize edin: Az dozaj koruma sağlamaz, fazlası ise gereksiz maliyettir.
- İzleyin: Korozyon kuponları, kabuk ölçümleri ve akışkan analizleriyle programın etkinliğini düzenli takip edin.
Sadece jeotermal değil
Aynı prensipler soğutma kuleleri (BiyoScale), buhar kazanları (BiyoBoiler), ters ozmoz sistemleri (BiyoRO) ve atık su arıtma (BiyoFloc) için de geçerlidir.
Sık sorulan sorular
Kabuk önleyici kuyuya nasıl dozlanır?
Jeotermal üretim kuyularında kabuk önleyici genellikle kılcal bir boru aracılığıyla, kabuklaşmanın başladığı derinliğin altına sürekli olarak verilir. Dozlama noktasının doğru belirlenmesi için kuyu sıcaklık ve basınç profili ile akışkan analizinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Kabuk önleyici ve korozyon inhibitörü birlikte kullanılabilir mi?
Evet, ancak iki ürünün birbirine ve akışkana uyumlu olması gerekir. Uyumsuz ürünler çökelti oluşturabilir veya birbirinin etkinliğini azaltabilir. Bu nedenle program devreye alınmadan önce uyumluluk testleri yapılmalıdır.
Programın işe yaradığını nasıl anlarım?
Kuyu başı basıncı ve debisi, eşanjör sıcaklık farkları, korozyon kupon sonuçları ve akışkan analizleri düzenli olarak izlenmelidir. Bu verilerdeki eğilimler, dozajın ve ürün seçiminin doğru olup olmadığını gösterir.
Sonuç
Jeotermal tesislerde kabuk ve korozyon kontrolü bir maliyet kalemi değil, üretim sürekliliğinin güvencesidir. Akışkanınıza özel bir şartlandırma programını birlikte tasarlayabiliriz.
İlgili ürünler: Su Şartlandırma Kimyasalları
Doğru ürünü birlikte seçelim. Tesisinize veya projenize uygun çözüm, numune ve teknik bilgi föyü için bizimle iletişime geçin.

